Postiga Yayınları
 
Postiga Yayınları
 
 
Yaşantı
Tarih
Şiir
Sağlık
Ropörtaj
Roman
Psikoloji
Polisiye Öykü
Öykü
Kişisel Gelişim
İnceleme
Hikaye
Güzellik
Deneme/Yazın
Çizgi Roman
Astroloji
Araştırma

Dön Muazzez
Dön Muazzez

Ayşenur Yazıcı



Tutkunun Sırrı
Tutkunun Sırrı

Öykü Odabaş Kanneci



Hilekar
Hilekar

R. Gaye Önel



30 Yaşındaysanız Hayat Gerçekten Çok Zor
30 Yaşındaysanız Hayat Gerçekten Çok Zor

Burçin Çelik



Benzemez Kimse Sana
Benzemez Kimse Sana

Seda Özay



Bir Deniz Kızı Hikayesi
Bir Deniz Kızı Hikayesi

Corleonis Canan A. Düzgan



Buselik
Buselik

Başak Kızıltan



Gençlik Hatırası
Gençlik Hatırası

Ece Altınkaya



Uykusuz
Uykusuz

Ayça Güçlüten



Aksiseda
Aksiseda

Başak Kızıltan



Bu mucize kitap oldu
Sınanmamış Kadın - Hürriyet
Kutlay Bebek - Arım Balım Peteğim 'deydi
İda'nın Merhameti (Radikal)
Sınanmamış Kadın - Milliyet - Melih Aşık -11 Temmuz 2010
Sınanmamış Kadın - Cnn Türk
Sınanmamış Kadın - Posta
Sinanmamış Kadın - Milliyet Gazetesi - 10 Temmuz 2010
İda'nın Merhameti - Taraf Gazetesi
Sınanmamış Kadın - Cadde Milliyet
  Haberlerin tümü >>
 
Bu mucize kitap oldu

Kutlay, konuşamıyor, yürüyemiyor, söylenenleri anlayamıyor.
Sevincini gülümseyerek, alkışlayarak ifade ediyor.


O, bir genetik bozukluk hastalığı olan Patau Sendromlu. Üç kez kalbi durdu. Doktorların yaşamasına mucize gözüyle baktığı Kutlay şimdi 6 yaşında. Anne babasının onunla yaşadıklarını yazdığı kitap, umudun bir örneği.

KUTLAY Kebir, Patau Sendromlu (Trizomi 13) bir çocuk. Buna bağlı olarak böbreklerinden biri at nalı şeklinde, kalbinde üç delik, ayaklarında içe dönüklük, duyma eksikliği, damağında delik, dudağında yarık, testislerinde şişlikle dünyaya geldi. Genetik bozukluğu nedeniyle yaşamsal fonksiyonlarının çoğu yok. Sezaryenle dünyaya geldiği 1 Ocak 2003 günü kalbi durdu. Öğretmen anne Eda Akman ile doktor babası Koray Kebir, o gün Kutlay’ı kaybettiklerini düşündüler. Oğullarının kalbi iki yaşına kadar iki kez daha durdu. Her seferi onlar için ölüm gibiydi. Doktorların, "Çocuğunuzu alın, ölümünü evde bekleyin" sözleri onlar için anlamsızdı. Bu, anne-baba vicdanına da sığmıyordu. Koray Kebir, karton kutudan oksijen çadırı, elektrik süpürgesinden aspiratör yaparak, tükürüğüyle defalarca boğulma tehlikesi geçiren oğlunu kurtardı. Sendromun tedavisi yoktu ancak Kutlay’ın yan hastalıklarını tedavi ettirmek için tüm imkânlarını zorladılar.

Bebek gibi

Kutlay, Türkiye’de kalp ameliyatı oldu. Ağızdan beslenemediği için karnına bir sonda takıldı ve direkt midesinden beslenmesi sağlandı. Yeni doğmuş bir bebek gibi her üç saatte bir karnından özel mama veriliyor, altı bezleniyor. İki buçuk yıl kaldıkları Amerika’da ayaklarına ve kulaklarına operasyon yapıldı. Buradaki titiz tedavinin ardından duymaya, kollarından kaldırılırsa birkaç adım atmaya başladı. Kutlay, Amerika’da özel çocuklar için düzenlenmiş bir okula gidiyordu. Rehabilitasyon ona çok iyi geldi. Anneye, "an", babaya, "bab", mamaya da "mam" demeye başladı. Bu üç kelime bile Eda Akman ve Koray Kebir’e mutluluk verdi. Kutlay, TV izlemeye bayılıyor. Ralli ve çizgi film izlerken ellerini çenesine koyup alkışlıyor. Annesi, kış aylarında sokağa çıkaramadığı için bazen onu pencereden baktırıyor. Ağaçlar ve gökyüzüne bayılıyor.

Koray Kebir ile Eda Akman boşandı ancak çocukları için hâlâ birbirlerine kenetleniyorlar.Kutlay için, "Kutlay Bebek, Trizomi ile Yaşamak" adlı bir kitap yazdılar. Bu kitabı, sendromlu bebeklerin hemen öleceğini düşünerek tedavisini yapmakta çekinen bazı doktorlar ile bu tür çocuklara sahip anne babalara örnek olması için yazdıklarını söylüyorlar. 24 saat çocuğunun yanında kalmak zorunda olduğu için mesleğini bırakan Eda Akman, "Kutlay’ın dosyasında ’Trizomi 13’ yazdığını gören doktorlar, grip tedavisini bile yapmakta çekiniyorlar. Bu kitap doktorlara ve ailelere bir rehber olsun. Bu çocukların acınmaya değil, sevgiye ihtiyaçları var. Sevildiklerini anlıyorlar. Bazen bir gülüşünü görmek için haftalarca gözlerini açmasını bekledik" diye anlatıyor yaşadıklarını.

Yaşam şansı verin

Baba Koray Kebir ise sendromlu çocuklara yaşam şansı verilmesi gerektiğini belirterek şunları söylüyor: "Bazı doktorların, tedavi ettirmek yerine Kutlay’ın ölümünü evde beklememiz gerektiğini söylemeleri bizi üzdü. Bakın kaç yaşına kadar geldi. Kutlay’ın fizik tedavi görüp, kaslarının güçlenip yürümesi gerekiyor. Ancak oğlumuzu, özel durumundan dolayı hiçbir rehabilitasyon merkezine kabul ettiremedik. Sendromlu çocukları özel sağlık sigortası kapsamına almıyorlar. Bu konuda sıkıntı yaşıyoruz."

Bookmark and Share
 
 
 
www.postigayayinlari.com 2015 ®